zemahser.com
Osman ÖZTUNÇ Kimdir

Aslen Erzurumlu olan Ozan Şah ZeMahşer'in adı Osman soyadı Öztunç olup Tokat'ın Çamlıbel nahiyesi Yunus Emre mahallesinde, yağmurlu bir 23 Nisan bayramı'nın sabah namazı vakitlerinde 1968 senesinde dünyaya geldiği bilinmektedir. Ebesinin adı Minadiye Nine, babasının Süleyman, annesininki Leyla'dır. Babası, namı değer demirci Süleyman 20 yaşında vefat eden en büyük ağabeyinin adını vermek ister 7 nüfuslu ailenin en sonuncu ferdine ve ebesi olan Minadiye ninenin eşi ve Nahiyenin en yaşlı kamili Tevvik dede ezanla birlikte Muhammed Osman der kulağına. Osman; Enbiyanın, Evliyaların, Dede Korkutların, Şeyh Ahmet Yesevinin, Şeyhlerin, Mürşit’lerin, Pirlerin Hikayeleriyle büyütülür.bu sebepten Şiirlerinde, Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal,etkilenmeleri çok belirgin olarak fark edilir.O, bir Mana Ozanı' dır deyimi yerindedir. Ancak O, aynı zamanda bir başkaldırı ozanıdır da, haksızlara bile hakkani duruşuyla dikkatleri çekerken, dönemin başbakanı tarafından dava açılan hapis cezasına çarptırılan Alperen ozandır. Ve ne hazindir ki; Bu sıkıntılı dönemlerinde gözüyle gördüğü eliyle tuttuğu Siyasi ve Sanat cenahınca yalnız bırakılırken (Sivil Toplum İçindeki, Hainler, Kahpeler, Kaltaklar ve Yaltakların )akla hayale gelmeyecek iftiraları, Amerika, İngiltere ve İsrail işbirlikçilerine bile pes dedirtecek duruma gelmiştir. Birkaç dostu tarafından terk edilmemiştir. (Şah ZeMahşer) Osman Öztunç şu günlerinde uydu yayını yapan Kral Karadeniz Tv de Deli-Dolu programı yaparak siyasetten muaf ancak siyasete muhalif, Milli ve manevi anlamda her zamanki aşk adamı duruşuyla gönülleri titretmektedir. O hiç siyasetin içinde olmadı, lâkin Milli ve manevi oluşumun temsilcisi iddiasında olan siyasiler onu bırakmak istemediler. Çünkü halk ile, siyasi kuruluşlar arasında muhakkak bütün insanları sanatı ve ilahi hitabetiyle mıknatıs gibi kendine çeken bir köprüye ihtiyaç duyuluyordu, işte bu durum yalancı, talancı, dolandırıcı ve satılmış zihniyetin, Şah ZeMahşer Osman Öztunç' a karşı iştahını kabartıyor onu, kendi kurdukları ağa düşürme hesabını yaparak insanları kendi cehennemlerine yönlendirmek istiyorlardı. (Şah Zemahşer ) Osman Öztunç, olanların farkındaydı. Ancak; bu durum karşısında bile bile lades demesi kaçınılmaz bir gerçek halini almıştı. Çünkü Milli ve mânevi donanımlı insanların karşısına artık onların direk nefislerine hitap edecek sanatçılar en şirin kisvelerle yalancı söylemlerle hazırlamış büyük değişim dönemi başlatılmıştı. Artık insanların karşısına büyük konserler yaparak adeta yalancı melekleri çıkartarak mânevi alemden, madde alemine doğru saptırmaların en ivedi biçimde startı verilmişti. Rüyasında üç ermişlerin pir olanı diğer iki ermişe burada ZeMahşer kimmiş diye Sorar, iki ermiş birden Osman’a bakarlar, pirde Osman’a döner, tebessümle ZeMahşer der, Osman rüyasını, Bektaşi dedelerinden olan Kara Ozana anlatır, Kara Ozanda Allah Mübarek Etsin, gayrı adın ZeMahşer olmuştur diyerek sevinir. Türkiye Cumhuriyetini milyon kilometreler dolaşmış ve Avrupa ülkelerinin bir çoğunda ismine münhasır konserler vermiştir. Repertuarı hayli fazla olan Sanatçının, sahneleri, modern halk müziği, dergah şiirleri ve sohbet tarzında oluşur. Paris'te Eiffel kulesi'nde ezan okuyan ilk Müslüman Türk ozandır, hayatı tümüyle hareketlidir, kavgaları, aşkları, sazı ve duruşu şövalyeleri kıskandıracak, cengaverleri imrendirecek hikâyelerle doludur, serbest nesir, hece, divan, cinas ve protest tarzların tümünü yazım ve müzikal anlamda işleyip eskiyi bozmadan modernleştiren küfürsüz, riyasız ve kibirsiz gerçek bir ozandır. Şeyh Ahmet Yesevi, Mevlânâ, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Hüseyin Nihal Atsız, Arif Nihat Asya, Aşık Yaşar Reyhani, Yavuz Bülent Bâkiler'in şiirlerini besteleyip okurken, kendinden sonraki genç sanatçı arkadaşlarının ilham ve gayretlerini arttırmak için onların eserlerinide seslendiren en mütevâzı sanatçıdır. Eserlerini bir çok ünlü sanatçının rica minnet istemelerine rağmen vermemiş, genç seslerin okuması için tavsiye ve öğütlerde bulunmuştur. Bunlardan bazıları Mustafa Uğur, Şemsimah Şener, Benhur, Arif Nazım, Cavit Karabey Vs. dir ve albümlerinde vokalist ve vokal olan seslerin bazıları ise; Of Aman Nalan, Fusun Tokyürek, Yudum, Ezgi Mert, Erol Köker, Orhan Hakalmaz, Şükrü Alkan'dır. 22 yaşında, İstanbul'a albüm hazırlığı için geldiğinde sanatçı Arif Nazım vasıtasıyla Akbaş müzikle dört albüm anlaşması yapmış, ilk albüm hazırlıklarında Arif Nazım yardımcı olmuştur ve Arif Nazımın konserlerinde hem kendini tanıtma amaçlı, şarkılar, türküler söylemiş hem de Türkiye’nin en güzel sesli sanatçısına bağlamasıyla eşlik etmiştir. Velhasıl; ozan ZeMahşer en güzel sanatçılar, Âşıklar ve Ozanlar tarafından çok sevilmiş ve aziz Türk Milletine sevdirilmiştir. Sanatta, sazda, sözde iddialı olmadığını yineleyen ZeMahşer, felâket iddaa sahiplerini bulur ayrıca, söyleyene değil söyletene bakın ve Âşıkların aşkını küçümseyip küçülmemeli der. Evet, ozan ZeMahşer'in en kavgacı şiirinde, en kan kokan şarkısında bile muhteşem bir aşk gizlidir ve o aşk en protest şarkılarında alenen belli olandır aslında örneklerle şöyledirki,

(Üsküdar )

Patlayan mermi gülen kız

Hepsi masalmış üsküdar

(Birader)

Dostların vardı senin

Sevdiğin bir kız

(Züleyha Kalmıştım)

Ben o gün Züleyhadan yoksulluklar alırken

(Piskobat Geceler)

Nasıl anlatayım sana

Sevdiğim anlat diyorsun

(Cinayet Var )

Arkadaşlar gelmediler

Sen gel sevdiğim

(Gün Doğacak)

Sevda közünü gül korur.

(Susmam Ben)

Sesim yoksulluğumdan dahamı ağır

Ufkumu karartan bıçaksa güzel

(Ustam)

Duymasın güzellerin gülü can birazdan gideceğimi

Birikmesin gözlerinde intihar yüklü bulutlar

(Hsretin Düşer)

Ellerime yokluğunun kelepçesi vuruldu

Sana çiçek veremem can ellerim acıyor şimdi

(Senin İki Yüzün Var)

Gülüm gülüm senin iki yüzün var

Biri güler birinde hüzün var

(Leyla)

Leyla çekilen bir su

Ben kahır kuyusu ...ve daha nicesi

Kan ve barut kokan şarkıların özündeki aşkın sırları nerede gizlidir bilinmez ama, ya Yavuzun atının ak yelesinde, ya da ömrüne ömür can güzelin yüreğindemi saklıdır demeli bilinmez. Şu bir gerçektirki aşktır onu bu hallere koyan işte o aşkın, başkaldırının, kavganın ozanı. O bir gönül adamı. O asrın ZeMahşeridir. ZeMahşer bir çok Türk Tasavvuf şeyhlerinin özel konuğu olmuş, onlara saz çalmış şiirler okumuştur, övgülerini dualarını almış ancak vekillik makamını o gönül sultanlarını incitmeden, gönülden kabul ederek eyleme döndermemiş, gezerek gittiği meclislerde Türkülerle, şiirlerle, sohbetlerle irşadda bulunmuş vatanın bölünmez bütünlüğünün İslam Ahlak Ve Faziletinde olduğunu anlatarak, Turan ülküsünün Alperenliğinden ayrılmamıştır. Mürşidi Kamil olan zatlara Şemi Babadan, Pir Sultan Abdaldan, Aşık Ömerden, Sümmani Babadan ve kendinden eserler okumuşturki bu eserlerden bir örnek,

Şemi Baba

Kimse hakka vasıl olmaz cümleden dur olmadan

Her gönüle kan açılmaz Pak-ü Pür Nur olmadan

Sür çıkar gayrı gönülden ta Tecelli kıla hak

Padişah konmaz saraya hane mamur olmadan

Hub Cemalin Kâbesidir kıldı Âşıklar tavaf

Yerde Kâbe gökyüzünde beyti mamur olmadan

Mest olanların kelâmı kendinden gelmez beri

Ya niçin söyler enel hak kişi mansur olmadan

Mest olup meydana geldim ta ezelden ta ebed

İçmişem aşkın şarabın Ab-ı Engur olmadan

Ölmeden evvel ölüben sırrına mazhar olan

Gördü onlar Haşr-ı Neşr-i Nefha-i sur olmadan

Aşıkn derdi çok amma sırrın ihzar eylemez

Söylemesi Terk-i Edep çünki destur olmadan

Bir acaib derde düştü tutuşur şemi müdam

Halka makbül olmak ister hakka mağfür olmadan

Usta malıda olsa kendi eseride, mürşidi Kâmillerin yanında sayıca çok söylemez ancak bir söylediğini bir kaç kez hatta daha fazla söylettirildiği olurdu. Pir Sultandan kopamadı, öyleki o ulu ozan'ın kaderi gelip ZeMaşer de vücut bulmuştu, Ozanların piri olan Pir Sultan, Sivas'ın Yıldızeli ilçesinin banaz köyündendir, ZeMahşer ise Tokat'ın Çamlıbel nahiyesindendir, arada on beş yirmi km ana yol birde Çamlıbel dağı vardır ki,

Sivas ellerinde sazım çalınır

Çamlıbeller bölük bölük bölünür

Yardan ayrılmışım bağrım delinir

Katip arzuhalım yaz yare böyle

diyen ulu ozan Pir Sultan, meşhur meseldirki, Hızır paşa tarafından Sivas'ta astırılır ve ne İlahi hikmetdirki, Sivas mahkemeleri ZeMahşer Osman Öztunç'u da başbakanın açtığı dava ile 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırır.

Koyun beni hak adına yanayım

Dönen dönsün ben dönmezem yolundan

Yolumdan önüp mahrummu kalayım

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Kadılar müftüler fetva yazarsa

İşte kement işte boynum asarsa

İşte hançer işte başım keserse

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Sözüyle mücadele, dert, sıkıntı adamı olan Pir Sultan adete ZeMahşer'e

Ey halkım Allahu Ekberde diril

Hünkar ALİ gibi bir erde diril

Öl ama öldüğün o yerde diril

Diril küfrün dine amanıdır bu

ZeMahşerim ülkücüyüm bilin lan

Vücudumu dilim dilim dilin lan

Adımı soyadımıda silin lan

Kanı kanın yıkadığı andır bu

Cümlelerini, camiasının içindeki ve dışındaki ihanet şebekelerine sarf etmekte ilham kaynağı olmuş ve ön açmıştır hatta

Medet şahım bu şerlinin şerrinden

Nuru gözü içre düşen kan kaldı

Mayası adü şirretin şerrinden

İntizarda bu vakit bu an kaldı

Belli bir dümen var kurulu tezgah

Yol değilmiş tuttuğum bu güzergah

Feraset umduğum ulu nazargah

Fitnenin gözünde ne zaman kaldı

Zalimin verdiği zulüm cihanda

'2Yaratıldım bende kulum cihanda

Ölümde var ölümde bu cihanda

Ne kaldıysa kalan hep yalan kaldı

ZeMahşerim delilenme sus şimdi

Tenin değil ruhunda mapus şimdi

Dile gelmeyecek bu husus şimdi

Geriye bir dava bir talan kaldı

...diyerek haleti ruhiyesiyle mana âlemine doğru şikayette bulunurken, madde aleminide uyarıcı olmuştur.

Elbette o bir tasavvuf ZeMahşeri dir, madde ile mananın çarpıştığı yerde manadan yana taraf olmakla beraber, kesin ve tavizsiz tam bir duruş sergileyendir. İşte bu sebeplerden, öncülerin, yolbaşçıların, liderlerin dahi korkudan süklüm, püklüm kaldığı zamanlarda ZeMahşer hiç bir şey yapamadıysa hapislere girdi çıktı, inanç noktasında, kendi ve bu mazlum milleti, hiç bir siyasi kuruluşun temsil edemiyeceğini bildiğinden o da mana âleminin uluları ile sohbete daldı...